Mısır Şekeri                                 Uzman Görüşleri
    Mısır Şekeri & Sofra/Çay     Şekeri
 
 
        
     
Mısır Şekeri ve Sağlık
         
 
“Mısır şurubu dediğimiz zaman sadece fruktozdan
bahsetmiyoruz, sakaroza çok yakın bir karışımdan
bahsediyoruz. Sonuçta sofra şekeri ile nişasta bazlı şeker (mısır şekeri) karşılaştırılmasında sağlık açısından bir farklılık yok.”

- Prof. Dr. Selim Çetiner, Sabancı Üniversitesi - Cumhuriyet Gazetesi


“
Birey ve toplum sağlığının korunmasında yeterli ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivite esastır. Yeterli ve dengeli beslenme bireysel özelliklere dikkat edilerek, gıda çeşitliliği içerisinde enerji ve besin ögelerinin gerekli miktarlarda alınması ile sağlanır. Tüm besin ögelerinin yetersiz ya da fazla alınması insan sağlığını olumsuz etkiler.”

- Beslenme Platformu, Şubat 2011


“Yapılmış olan çeşitli araştırmalar neticesinde, fruktozun pankreas kanserine neden olduğunu kanıtlayacak ve kanserle ilişkilendirecek bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle fruktozun pankreas kanseri yaptığı yönündeki iddialar uluslararası bilim camiasında kabul görmemiştir. Pankreas kanserine neden olan en önemli faktörlerin sigara, alkol ve obezite olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olup bilim adamlarınca tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmektedir.”

-T.C. Sağlık Bakanlığı “Nişasta Bazlı Şeker”le İlgili Bilim Kurulu Raporu, Mart 2011


“Tıbbi bilimsel kaynaklara ve uluslararası sağlık kuruluşlarının yaptığı değerlendirmelere göre nişasta bazlı şeker tüketiminin kansere neden olduğunu gösteren güvenilir bir klinik bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Oysa konu ile ilgili çeşitli iddiaların aksine pankreas kanseri ile mısır şurubu tüketimi arasında kanıta dayalı, ciddi bir klinik araştırma bulunmamasına rağmen pankreas kanseri ile ilgili sigara, obezite, diyabet, kronik pankreatit  gibi faktörlerin etkinliği üzerinde literatürde çok sayıda güvenilir bilimsel yayın bulunmaktadır.”

- Beslenme Platformu, Şubat 2011 


“Sukrozu da aynı şekilde fazla tükettiğiniz zaman aynı şekilde yağlanmaya neden olur. İkisi arasında fark yoktur. Bütün mesele sizin aldığınız günlük kalori miktarı ile ilgilidir. Aşırı tüketim ne yazık ki vardır. Ama iki tüketim arasında obezite ya da sağlık açısından fark yoktur.”

- Prof. Dr. Selim Çetiner, Sabancı Üniversitesi - Cumhuriyet Gazetesi


“Gıda maddelerinde beraberce bulunmalarından dolayı glukoz ve fruktozdan ibaret şeker ile nişasta bazlı şeker arasında insülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkileri yönünden bir farklılık bulunmamaktadır.”

- T.C. Sağlık Bakanlığı “Nişasta Bazlı Şeker”le İlgili Bilim Kurulu Raporu, Mart 2011


“Diyetle fruktoz alımı ile obezite, trigliserit birikimi ve insülin direnci gibi sağlık riski göstergeleri arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteren geçerli tam bir veri bulunmamaktadır.”

- Prof. Dr. Tanju Besler, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı, Nişasta Bazlı Şeker ve Sağlıkla Olan Etkileşimine Yönelik Rapor, Şubat 2011 


“Mevcut beslenme şeklimizde fruktozun, yalnız başına tüketilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle fruktozun insülin direnci ve şeker hastalığına yol açacağı yönündeki iddiaların da yeterli bilimsel kanıtlarla desteklenemediği görülmektedir.”

- T.C. Sağlık Bakanlığı “Nişasta Bazlı Şeker”le İlgili Bilim Kurulu Raporu, Mart 2011 


“Yüksek fruktozlu mısır şurubu ve sakarozun bileşimleri çok benzer olduğundan ve özellikle vücut tarafından emilimi aynı olduğundan; yüksek fruktozlu mısır şurubunun sakarozdan daha fazla obezite etkeni olması veya diğer istenmeyen durumları yaratması bakımından bir farklılık söz konusu değildir. ”

- Amerikan Tıp Derneği, Bilim ve Halk Sağlığı Konseyi Raporu 3 (A-08), Haziran 2008  


“Yüksek fruktozlu mısır şurubu ve şeker, kan dolaşımına emildiklerinde vücudumuz tarafından ayırt edilemezler. Altını çizmeliyim ki bu şeker veya mısır şurubu tüketmekle ilgili değil. Eğer herhangi bir gıda ile yakabileceğinizden daha fazla kalori aldıysanız kilo alırsınız.”

-Yrd. Doç. Dr. Joan Salge Blake, Boston Üniversitesi Sargent Koleji Sağlık ve Rehabilitasyon Bilimleri ve Amerikan Diyetetik Derneği Sözcüsü, Redbook, Haziran 2010


“Avrupa ülkeleri incelenecek olursa bu ülkelerde diyette tüketilen fruktozun genellikle sakarozdan (çay şekeri) geldiği ve bu ülkelerde yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimlerinin göreceli olarak az olmasında rağmen obezite oranlarının aynen ABD’de görüldüğü gibi son yıllarda artış gösterdiği bilinmektedir.”

- Prof. Dr. Tanju Besler, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı, Nişasta Bazlı Şeker ve Sağlıkla Olan Etkileşimine Yönelik Rapor, Şubat 2011


Yüksek fruktozlu mısır şurubunu diyetinizde yasaklamaktan ziyade, tüm kaynaklardan elde edilen şekerleri diyetinizde azaltmak sizin için daha iyi. Bunlar bal, akçaağaç şurubu, kahverengi şeker, agav şurubu ve meyve suyu konsantreleri gibi çok sağlıklı olduğu düşünülen kaynakları da içerir.”

- Dr. Joy Bauer, Beslenme ve Sağlık Uzmanı


“…tüketiciler, mevcut beslenme önerileri tarafından yönlendirilen bir diyet doğrultusunda besleyici değeri olan ya da olmayan tatlandırıcıların tadını güvenle çıkabilirler… hem de bireysel sağlık hedefleri doğrultusunda.”

- Amerikan Diyetetik Derneği, Besleyici Değeri Olan ya da Olmayan Tatlandırıcıların Kullanımı, Amerikan Diyetetik Derneği Bülteni, Şubat 2004


“Gıdaların doğal yapısında bulunan şeker dışında, gıdaya üretim aşamasında eklenen şekerler ile çay şekeri olarak adlandırılan sakarozun toplam günlük alım miktarı, ihtiyaç duyulan günlük enerji miktarının %10’unu geçmemelidir. Bu nedenle vatandaşlarımızın, günlük gıda ihtiyacını karşılarken sadece fruktoz içeren şekerli gıdalar değil içinde şeker içeren tüm gıdaların alımında dikkatli olmaları ve fazla tüketimden kaçınmaları büyük önem taşımaktadır.”

- T.C. Sağlık Bakanlığı “Nişasta Bazlı Şeker”le İlgili Bilim Kurulu Raporu, Mart 2011


“Yeterli ve dengeli beslenmenin gereği olarak, doğal besinlerimizle aldığımız şekerlerin dışında, tatlandırma amacıyla gıda ve içeceklere dışarıdan eklenen her türlü şeker miktarının günlük kalori alımımızın %10’unu geçmemesine dikkat edilmesi hususu, sağlığın korunması açısından bugün için yapılabilecek en doğru öneridir.”

- Beslenme Platformu, Şubat 2011

 

 
 
 

 

Copyright © Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği