Mısır Şekerinin Kullanımı

Efsane: Tüketiciler, mısır şekerinin birçok gıdada ve içecekte neden kullanıldığını biliyor.
Gerçek: Eğer tüketiciler gıdalarda ve içeceklerde mısır şurubu bulduklarında şaşırıyorlarsa, bu, tüketicinin onun çok yönlülüğünü ve değerini tam olarak anlamamasından kaynaklanmaktadır. Mısır şekeri, her zaman gıdaların ve içeceklerin tatlandırılmasında ve bütünlüğünde önemli bir rol oynamıştır. Mısır şekeri; fırıncılık ürünlerinde dış yüzeyde istenen kahverengileşmeyi sağlar ve mayalı ürünlerde fermente olabilen şeker içeriği sağlar, ıslak-nemli ürünlerde pişme boyunca şeker, kristalizasyonunu azaltır ve meyve dolgularının aromalarını zenginleştirir. Meyve ve baharat aromalarını güçlendirir, nemi kontrol eder. Makarna soslarında, ketçaplarda ve çeşnilerde aromayı zenginleştirir ve dengeler; domateslerin değişken ekşiliğini kontrol etmeye yardımcı olur. Konserve edilmiş meyvelerde sıkı tekstürü korur ve dondurulmuş meyvelerde donma yanıklarını azaltır. Gazlı içeceklerde sakarozdan (çay şekerinden) daha iyi bir kalıcılık sağlar ve böylece aroma, raf ömrü boyunca korunmuş olur.

Efsane: Mısır şekeri yalnızca ucuz olduğu için kullanılıyor.
Gerçek: Bundan 20 yıl önce çay şekerinden mısır şekerine geçişi tetikleyen şey ucuzluğu olabilirdi ama bugün eşsiz işlevsel özellikleri mısır şekerini değişilmez kılıyor. Gıda bozulmalarını azaltarak, nemi gıdalarda tutarak, konserve gıdaların tazeliğini koruyarak, meyve ve baharat aromasını güçlendirerek ve ürünlerin raf ömrünü uzatarak hem üreticiye hem de tüketiciye sayısız fayda sağlıyor. Sıvı halde olmasından dolayı kolay kullanımı ve asitli ürünlerdeki kararlılığı, gazlı içeceklerde ve meyve preparatlarında sağladığı mükemmel performans ile gıda üreticilerinin tercihidir.

Efsane: Mısır şekeri kullanımı sağlığa zararlı olduğu için bazı ülkelerde sınırlı ya da yasaktır.
Gerçek: Mısır şekeri, ne ABD’de ne de herhangi bir Avrupa Birliği (AB) ülkesinde sağlık riski nedeniyle yasaklanmamıştır. Yasaklandığı şeklindeki ifadeler yanlış ve yanıltıcıdır. AB’de tarımsal üretimi yönlendirmek amacıyla belli ürünlerde ortak tarım politikaları uygulanmaktadır. Bu bakışla fazla üretimi kontrol altına almak üzere uygulanan bir “Şeker Rejimi” vardır ve bu rejim kapsamında, ekonomik ve politik nedenlerle “sofra/çay şekeri” olarak bilinen sakaroz da dâhil tüm şekerlerin üretimi ve ithalatında kısıtlar vardır. Bu kısıtlamalarda amaç tümüyle politiktir. Rejimin, fiyat dalgalanmalarının önlenmesi, çiftçinin yaşam standartlarının arttırılması gibi birçok hedefi olmakla birlikte gıda güvenliğine yönelik bir amacı, hedefi ve yetkisi yoktur.